LABİRENT

2017-09-02 18:31:00

Hayat hepimiz için süprizlerle doludur. .Bir kadın  bir erkeğe Delice aşık olur. Erkekte tutulur.  Gözü  hiç bir şeyi  görmez ekeğin. Kendi içine kapanır.kimselerle konuşmaz dertleşmez.Geceleri uyku girmez gözlerine sevdiği kadını düşünmekten.Derken kız istenir .Şaşalı bir düğünle dünya evine girerler.Bir müddet sonra sorrunlar  başlar Buna rağmen sürdürürler mutsuz evliliklerini.Üstelik nurtopu gibi iki çocukları olur. Çocuklar büyür Biri liseye başlar diğeri üniversiteye.Bir gün kadın kocasına ayrılmak  istediğini  bu mutsuz evliliği sürdürmek istemediğini söyler .Erkek her şeye rağmen direnir. Oda farkındadır  anlaşamadıklarının. Çocuklar  için katlanmak ister bu cehennem hayatına .Kadın kararlıdır.Bir ilk bahar sabahı kocası işteyken eşyalarını ve çocuklarını alarak  yuvayı terkeder.   Her şeye rağmen boşanırlar.Bilmezlerki bu iki  yavru hayat kavgasında anne  babayı yanyana omuz omuza görmek ister. Annenin yanındayken  baba hasreti ,babanın yanındayken anne hasreti yakar kavurur yürekleri. Fakat annnesiyle babasının birgün birleşeceğini  umut ederler.imkansızı kabul etmez minik yürekleri . Rüyalarında  hayallerinde  hep birliktedir annesiyle babası.Hani  derler ya imkansıza aşıktır insanoğlu. Bu çocuklar da öyledir işte.Bilirler  bu düşüncelerinin gerçek olmayacağını .Akılları onlar birlikte  mutlu olamazlar desede yürekleri Onları yanyana resmeder. Yıllar yılı yuva hasreti çocuk özlemi yüreğini dağlar babanın. Bayramlar  onun için  çocuklarıyla birlikte olma sevdasıdır.Erkeğin yaşamının merkezinde çocukları vardır.Erkeğe çalışma ve ayakta durma gücünü &ccedi... Devamı

SERÜVEN

2017-04-30 21:33:00

Herkes karlara bata çıka ilerleyen  kahverengi ata bakıyordu.Sahibinin dinmek bilmeyen kırbaçları  ve  kar fırtanasının içinde bata çıka zar zor ilerlelemeye çalışıyordu..Bütün bu olumsuzluklara rağmen  dik başlı  ve mağrur bir yapısı vardı.Açlıktan karnı içine çökmüş,gözlerinin feri sönmüştü.  Bu fersiz bakışlarda öyle bir anlam vardıki .sanki tek başına tüm dünyaya meydan okuyordu. Attan anlayan bir kişi zeki ve öteki atlardan farklı bir yapısı olduğunu hemen sezerdi.Hep böyle değildi yaşamı.Özel bir çiftlikte soylu bir anne babadan dünyaya gelmişti.Sahibi onun diğer atlardan farklı olduğunu keşfetti.Onu küçük bir tay iken yarış atı olarak yetiştirmek üzere annesinden ayırmışlardı. Engelli koşularda ,her engeli  aştığında sahibi tarafından şekerle ödüllendirilirdi. Hüzünle gözlerini kapadı . o sütlü kahveli şekerin tadı hala damağındaydı.Fırtınalı yağmurlu bir havada yeni sahibi olan kirli paslı ayyaş bu adam çiftlikten çalmıştı. O günden beri  ağır yükler taşımış ,aç bırakılıp yürümüyor diye kırbaçlanmıştı. Eski sahibinin bir gün kendini bulacağına dair umudu güç veriyor ayakta durmasına yardımcı oluyordu..Fakat o sahibine ulaşmak  için bir çaba sarfetmiyordu.İlk seferlerde kaçma girişiminde bulunmuş fakat başarılı olamamıştı. Her gün güneşin batışını sonrada karanlık geceyi yırtarcasına güneşin doğuşunu izlemek herşeye bedeldi.En büyük korkusu Kar fırtınasına yenik düşerek sahibini görmeden  bu dünyadan göçüp gitmekti.Gözlerini hafif kısarak Ufka doğru mağrur başını son bir kez kaldırdı. Bir adım atabilmek için ileriye doğru bir hamle  daha yaptı.Kırbaca &n... Devamı